Arazisi olan sanayici bile yatırımını askıya alıyor

Pandemiyle başlayan süreçte hammadde ve işletme giderlerinde yaşanan aşırı maliyet artışları üreticinin belini bükerken, kapasite artırma ve yeni ürün geliştirme gibi yatırımlar, finansmana erişimdeki zorluklar nedeniyle askıya alınıyor. Oysa ihracatta, bu dönemde büyük fırsatlar var.

Uzakdoğu’dan alımı azaltarak Türkiye’ye yönelen Avrupalı ve ABD’li firmalar, Türk üreticilerin kapısını çalıyor, büyük üretim kapasiteleri arıyor. Kimyadan hazır giyime, mobilyadan tekstile çeşitli alanlarda faaliyet gösteren birçok sanayici ise, “Arazi fiyatları, inşaat maliyetleri aşırı yükseldi.

Diğer yandan sabit faizli, uzun vadeli bir finansman bulamıyoruz. Yatırımları öteliyoruz. Bir yandan ihracat fırsatını da kaçırmak istemiyoruz” diyor.

Son dönemde sıklıkla dile getirilen yatırım iştahındaki son durumu öğrenmek için görüştüğüm birçok sanayici, bırakın yeni yatırımı, işletme sermayesi bulmakta bile sıkıntı yaşadıklarını söylüyor.

FAYAT: İŞTAH VAR, FİNANSMAN YOK

System Denim AŞ’nin patronu ve TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sanayi Meclis Başkanı Şeref Fayat, Avrupa’nın etkisyle Türkiye’nin tekrar üretim üssü olması adına özellikle ara mamul üretimi yapmak için OSB’lerde arazi tahsislerinin yapıldığını söylüyor.

Fayat, “Dolayısıyla burada bir iştah var, fakat herkes bu iştahın devamında yatırımların tamamlanması için en azından kredi maliyetlerindeki öngörüyü bekliyor” diye konuşuyor. Fayat, şöyle devam ediyor: “Sanayici, iki yılı geri ödemesiz, 5 yıllık ödemesi de sabit faizli olan bir krediye ihtiyaç duyuyor. Yatırımcı, önünü göremediği bir finansman maliyetine girerse, oradaki bir değişiklik bütün hesapları allak bulak eder. Yatırımı da imkansız hale getirir. Bu işler böyle cepte özsermaye ile yapılacak işler değil. Bu şekilde giderse yatırım avantajını kaybeder Türkiye. Devlet sürekli yeni paketler açıklıyor ama kredilerdeki değişken faiz gözümüzü korkutuyor. Yatırım dediğiniz hemen bugün olmuyor, en az 2 yıl sürüyor üretime başlamak. Avrupalı rakipler, 2 yıl içerisinde yatırımları tamamlayıp hangi ürünü seçtilerse hızlı bir şekilde üretime geçiyor.”

AKYÜZ: AVANTAJI KAYBEDİYORUZ

Akyüz Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz de, kimya sektöründeki yatırımlardan söz ediyor. Avrupalı ve ABD’li alıcıların Çin’den kaçması, Rusya Ukrayna savaşından dolayı Rusya tedarikinin Türkiye üzerinden yapılması zorunluluğun artması, Uzakdoğu gibi dünyanın bir numaralı tedarikçisinin konteyner maliyetlerinin Türkiye’nin iki katı olması gibi etkenlerin Türkiye üzerindeki ticaret trafiğini artırdığını söyleyen Akyüz, “Bu, iyi olan durum. Bizdeki kötü olan şey, yeni yatırım için finansman bulamamak” diyor.

‘Örneğin 1 milyon doları bulamıyorum ben’ diyen Akyüz, şunları anlatıyor: “Ar-Ge, yatırım… Her türlü üretimde benim bunları yapabilmem için uzun vadeli kaynaklara ihtiyacım var. Şu anda yapılan şey şu; kısa vadelerle firmalar besleniyor tamam ama örneğin 1 milyon doları ancak 1 yıl vadeyle alabiliyorum ben. Ama benim rakibim Avrupa’da, 7 yıl vadeli kredi alıyor, orada üretime başlıyor. AB’nin verdiği kredilerle Türkiye’dekiler arasında 7 kat zaman farkı var.” Akyüz Plastik olarak öteledikleri yatırımlar olduğundan bahseden Akyüz, “Türkiye’de kendi alanımızda yapmak istediğimiz akrilik levha üretimi gibi planlarımız var. Mevcut tesisimizin içerisinde başlatmayı planlıyorduk, makine yatırımına ihtiyacımız var yoğun olarak ama hiçbirini yapamadık. Yaklaşık 5 milyon dolarlık bir yatırım… Kredinin karşılığını gösteremiyoruz, bütün teminatlarımız dolu. Değişken faizli krediler gözümüzü korkutuyor. Bir iki yıllık kredilerle böyle bir işe giremeyiz” diye konuşuyor.

“Önce işletme sermayesi lazım”

TOBB Mobilya Ürünleri Sektör Meclisi Başkanı Ercan Ata, söze öncelikle işletme sermayesindeki sıkıntılarla başlıyor. Ata, “Hammadde fiyatları arttı, aynı işi yapmak için en az 2.5 kat sermayeye ihtiyacı var işletmelerin. Türkiye’ye ihracatta şans doğdu ama bu sefer de hammadde artışlarından dolayı ucuz işletme sermayesine ihtiyacımız var ki, aynı işi yapalım. Daha önce vadeli mal alabiliyorduk, bu da bir işletme sermayesiydi. Şu anda malzemeyi nakit olarak bile bulamıyoruz. Sektörümüzde kapasitelerin büyümesi de gerekiyor. Özellikle ABD büyük montanlı ihracat yapacak firmalar istiyor” diyor. Ata, şöyle devam ediyor: “Mobilyaya talep var. Mobilya sanayicisinin kapasiteyi artırmak için makine yatırımı, bina yatırımı yapması gerekiyor ama yapamıyorlar, inşaat maliyetleri de çok arttı. Eskiden fabrika yapmak metrekarede 1.000 TL idi, şu anda 5 bin TL. O da, arsa hariç… Arsa, zaten İstanbul tarafında olursa çok pahalı. Bizim ABD’deki mortgage sistemi gibi, fabrika yapmak için 20-30 yıl geri ödemeli bir modele ihtiyacımız var.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.