Okuyunca Yıllardır Kandırıldığınızı Fark Edeceksiniz: Gezegenler Hakkında Doğru Sandığınız Yanlışlar!

Gezegenlerle ilgili bir şeyler öğrenmek her zaman bizleri şaşırtmış ve eğlendirmiştir. Ancak öğrendiğiniz bilgilerin ne kadarının doğru olduğunu hiç düşündünüz mü? Herkesin yıllardır gezegenler hakkında yanıldığı konuları sizler için açıklıyoruz. Gelin hep birlikte bir göz atalım…?

Kaynak: https://www.mentalfloss.com/posts/sol…

Evren hayal edemeyeceğiniz kadar büyük ve mucizelerde doludur.

Evrenin her yerinde farklı farklı gezegenler bulunuyor. Bazıları ya çok soğuk ya da çok sıcaktır. Hepsinin kendilerine göre özellikle ve yapıları vardır. Fakat bu gezegenler hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? Birbirinden değerli bu gezegenler hakkında doğru sandığınız yanlışlara bir bakalım.

1. Plüton, gezegenler arasında neden alt sınıfa indirildi?

Uluslararası Astronomi Birliği bir gök cisminin güneş sistemimizde gezegen olarak kabul edilmesi için üç kriteri karşılaması gerektiğini söylüyor. Birinci kriter gezegenin güneşin etrafında dönmesi gerekiyor. İkincisi küre şeklinde olması gerekiyor. Üçüncüsü ise gezegenin yörüngesinde güçlü bir yerçekimi sahip olması gerektiğini söylüyor. Plüton sadece son kriteri karşılayamadığı için gezegenler arasında alt sınıfa indirildi.

Son kriteri karşılamadığı için Plüton’u bir cüce gezegen olarak yeniden kategorize etmek için oy kullandı.

Dünyadaki gökbilimcilerin sadece yüzde 5’i bu kararı doğru buldu. Geri kalan gökbilimciler ise Uluslararası Astronomi Birliği’nin kriterlerine katılmadığı belirtti. Ve birçok bilim insanı Plüton’un büyüklüğü, şekli ve yörüngesi nedeniyle bir gezegen olması gerektiğine kabul etmeye başladı.

2. Merkür’ün en sıcak gezegen olduğu düşüncesi doğru mu?

Plüton’u saymazsak eğer Güneş’e en yakın gezegen ve tüm güneş sistemindeki en küçük gezegen Merkür’dür. Merkür’ün oval şekilli bir yörüngeye sahip olması onu Güneş’e bir yakınlaştırıp bir uzaklaştırıyor. Aynı zamanda Merkür ekseninde oldukça yavaş dönen bir gezegendir. Döngüsünü tamamladığında 176 Dünya gününü eşit geliyor.

Merkür’ün gündüz ortalama sıcaklığı 426 derece kadar çıkabiliyorken geceleri -178 dereceye kadar düşebiliyor.

Sıcaklıklardaki bu büyük dalgalanmaların sebebi Merkür’ün atmosfer eksikliğinden kaynaklanıyor. Örnek vermek gerekirse Dünya’mızda atmosfer bizi güneş radyasyonundan koruyup aşırı sıcaklık değişimlerini izole ediyor. Ancak Merkür’de atmosfer olmadığı için maalesef bunu yapamıyor.

3. Venüs’ün, “Dünya’nın kız kardeşi” olduğu doğru mu?

İnsanlar genellikle Dünya’yı ve Venüs’ü ikiz kardeş olarak kabul ediyor. Bunun sebebi de ikisinde de vadiler, dağlar ve volkanlar içeren kayalıkların olması. Ancak aralarındaki farklara değinmek gerekirse, Venüs’ü güneş sistemindeki en sıcak gezegen yapan şey tonlarca ısıyı tutan zehirli atmosferik bileşiklerdir. Aynı zamanda yüzeyi kavurucu bir sıcağa sahiptir.

Dünya’daki oksijen ve azot Venüs gezegeninde karbondioksittir. Bu demek oluyor ki aynı şey kendi gezegenimizde olsaydı küresel ısınmaya sebep olurdu.

Dünya’mızda zararsız bulutlarımız yerine Venüs’ün ölümcül sülfürik asitten bulutları olacaktı. Ayrıca, Dünya’da yaşam varken Venüs’te hiçbir yaşam belirtisi yoktur. Bunun yanı sıra Venüs’ün yüzeyi bildiğimiz gibi yaşamı sağlayamayacak kadar sıcaktır.

4. Dünya aslında yuvarlak değildir.

Dünya’nın tam olarak yuvarlak olmaması düz olduğu anlamına gelmez. Fakat bilimsel kanıtlar Dünya’nın tamamen yuvarlak bir küre olmadığını gösteriyor. Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi Dünya’nın düzensiz şekilli bir elipsoit olduğu söylüyor. Bunun sebebi de sellerin toprakları aşındırması, volkanların yeni topraklar yaratması ve depremlerin yeryüzünü değiştirmesi gibi birçok faktörden kaynaklanıyor.

Bunun yanı sıra iklim değişikliğinden dolayı gezegenimizin jeofiziği de değişiyor.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi Dünya’nın kütlesi bir yerden başka bir yere kaydığında gezegenin çekim kuvvetlerini etkiler. Buna örnek vermek gerekirse Grönland’da buz tabakası eridiği için hızla kütle kaybediyor. Eriyen bu buz kütleleri deniz seviyesini yükseltip Dünya’nın jeofiziğini de değiştiriyor.

5. İnsanlar Mars’a gerçekten ayak bastı mı?

Mars’ın bazı yönlerini göz önüne alırsak Venüs’ten daha çok Dünya’ya benzediğini görebiliriz. Eski Mısırlı gökbilimcilerin çalışmalarından tutun günümüzün gökbilimcilere kadar başka hiçbir gezegen Mars kadar incelenmemiştir. Bunun sebebi de ileride Dünya yaşanmaz hale gelirse Mars’a gidilebileceğinden kaynaklanıyor.

İnsanların en çok yanıldığı konu insanların Mars’a gittiğidir.

Mars’la ilgili bu kadar bilgi ve kaynak aslında Dünya’dan gözlemlenerek ve araştırılarak yapıldı. Mars’a gönderilen robotlardan bilgi edinip bunları ortaya süren bilim insanları ileride insan ırkının Mars’a gidebileceği konusunda çalışmalar başlattı.

Mars’a robotlar gidebiliyorsa insanlar neden gidemiyor?

Bunun birçok nedeni vardır. Birincisi Mars Dünya’ya gerçekten uzak bir gezegendir. İkincisi yolculuk sırasında bir astronotu hayatta tutacak teknolojiye henüz sahip olmamamız. Üçüncüsü ise daha hiç kimse mürettebatlı bir uzay aracının Mars’ın ince atmosferine nasıl ineceğini veya astronotların Mars’ta nasıl ilerleyeceğini tam olarak bilmiyor. Bu nedenlerden dolayı insanlar Mars’a hiç gitmediler fakat gerçekleşme olasılığı üzerinde çalışmalar devam ediyor.

6. Jüpiter’den bir uzay gemisinin geçebileceğine inanıyorlar.

Gökbilimcilerin, Jüpiter’i ‘gaz devi’ olarak adlandırdıkları gezegenlerin en büyüğüdür. Daha önce bahsettiğimiz dört kayalık gezegenin aksine, gaz devlerinin kütlesi hidrojen ve helyum gibi gazlar ve bazı sıvılar içerir. Ancak bu içerisinden geçebileceğimiz anlamına gelmiyor. Bunun yanı sıra Jüpiter’in kütlesi diğer tüm gezegenlerin kütlesinin iki katından fazladır. Yerçekimi ise etrafında dönen tüm cisimleri hızla dönen bir topun içinde tutar. Bu demek oluyor ki düşünülenin aksine Jüpiter’in üzerinden bir uzay gemisi geçemez.

Diyelim ki bulut katmanını geçip Jüpiter’in iç atmosferine girdiniz. Peki sonra ne olacak?

Yüksek basınç ve hızla yükselen sıcaklıklar uzay gemisinin hayatta kalmasını engelleyecektir. Sonuç olarak Jüpiter’in gidilmesi oldukça zor ve tehlikeli bir gezegen olduğunu anlamışsınızdır.

7. Satürn’ün etrafındaki halkaların katı cisimlerden oluştuğu doğru mu?

Satürn, güneş sistemindeki en büyük ikinci gezegendir. Galileo, Satürn’ün parlak halkalarını 1610’da gözlemlediğinde aynı yıl Jüpiter’in en büyük dört uydusunu da keşfedilmişti. Daha sonrasında Hollandalı astronom Christiaan Huygens, halkaları 1655’te resmen tanımladı. Ancak sonraki dört yüzyıl boyunca gökbilimciler halkaların bileşimini ve neyden oluştuklarını anlamak için gözlem yapamadılar.

Ancak 1979’da NASA Satürn’e ilk uzay aracını gönderdiği işler değişti.

Gönderilen uzay aracı sayesinde bilim insanları Satürn’ün halkalarını gözlemleyebildiler ve halkalara A, B ve C olarak isimlendirdiler. Yani Satürn’ün halkaları katı cisimlerden oluştuğu biliniyor.

8. Uranüs pis kokuyor mu?

Uranüs’ün atmosferi diğer gezegenlerden tamamen farklıdır. Hidrojen, helyum ve metandan oluşan büyük bir gazlı atmosfere sahiptir. İneklerin çıkardığı aynı gaz Uranüs’e açık camgöbeği rengini de verir. Aynı zamanda gezegen hidrojen sülfür bulutlarına sahip bu da onun kötü kokmasının neden oluyor.

2018’de Oxford Üniversitesi araştırmacısı Patrick Irwin çürük yumurta gibi koktuğunu öne sürdü.

Neyse ki, bilim insanlarının oraya gidip havasını içine çekmesi gerekmiyor. Çünkü Irwin’in yaptığı araştırmada, çoğunlukla hidrojen, helyum ve metandan oluşan bir atmosfere sahip olduğunu söylüyor. Bu da kokudan ziyade, boğulma ve zarar görme gibi durumların gerçekleşeceği anlamına geliyor.

9. İnsanlar Neptün ve Uranüs’ün aynı renk olduğu olduğunu düşünüyor.

Uranüs hakkında pek bir şey bilmesek de dıştaki gezegen olan Neptün hakkında az çok bir şeyler biliyoruz. Uranüs gibi, Neptün de hidrojen, helyum ve bir miktar metandan oluşan bir atmosfere sahiptir. Bu da onu mavi rengi verir. Ancak Neptün, Uranüs’ün açık rengine göre daha koyudur.

Peki neredeyse aynı renkte olmaları aynı özelliklere sahip oldukları anlamına gelir mi?

Bu soruyu cevaplamak için Oxford araştırmacıları gözlemler yaptı. Ancak Uranüs’ün beyazımsı görünen daha kalın bir tabakayla kaplandığını keşfettiler. Neptün’un tabakası daha ince ve sanki üzerinde kar varmış gibi gözüküyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir